Türk sanayii, sektörel dağılım açısından ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutulduğu takdirde, otomotiv sektörünün tartışmasız üretim liderliği ile karşı karlıya kalınmaktadır. Her ne kadar yerli otomobile dair bir üretim eğrisi görülmese de yıllar içerisinde, dünya çapında birbirinden değerli ve ünlü marka değerleri için üretim aşamasında Türk iş gücü kullanılmaktadır.

Gerçekten de dünyanın en gelişmiş otomotiv firmalarına dair otomobil endüstrisi, Türkiye sathında kurulu sayısız fabrika ile hayat bulmuş olan birçok şehirdeki üretim tesisinde, Türk işçilere de istihdam sağlamıştır. Söz konusu üretim tesislerinde yetişen iş gücü ile birlikte, zaman içerisinde ilgili sektöre dair uzman yetiştirmenin de mümkün olması, artık Türklerin de bu iş için aranan kan olması sonucunu doğurmuş bulunmaktadır.

Hatta o denli büyük bir Türk istihdamı yükselişi mevcut olmuştur ki; an itibarı ile sayısız Türk mühendis, bata Almanya ve Hollanda olmak üzere, Avrupa’nın birçok kentinde uzman statüsünde istihdam edilmeye çalışılmıştır. Bu ise bizim açımızdan, Türk otomotiv mühendislerinin ihraç edilmesi manasına gelmektedir.

Geçtiğimiz yıllarda, bizzat Recep Tayyip Erdoğan’ın beyanları ile bu meseleye yoğunlaşılacağı beyan edilmişti. Aylar öncesinde ise yine bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından, yerli ve milli otomobil üretimi için büyük şirketlerin elinin taşın altına sokmaları gerektiği salık verilmişti. Aslına bakılırsa, 1960’lı yılların hemen ilk başlarında, Devrim isimli ilk yerli otomobil üretimi, elbette ki herkes tarafından malum olsa gerektir. Ancak Devrim, maalesef dönemin siyasi yapısı içinde yok olup gitmek zorunda kalmıştı. Başarılı giden, fakat başarısız addedilen bir proje olarak, tarihin tozlu sayfaları içerisindeki yerini almıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısını bir vatan vazifesi bilerek, anında yanıt veren; Anadolu, BMC, Kıraça, Turkcell ve Zorlu gibi dev gruplar tarafından organize edilmiş olan üretim çabası, sonunda ilk meyvesini vermeyi başardı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Ortak Girişim Grubu CEO'su olan Mehmet Gürcan Karakaş tarafından yapılan sunumda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, projeyi en ince ayrıntılarını kadar incelemek sureti ile bir takım değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, yerli otomobilin prototip üretimini bizzat gördükten sonra, proje ilkelerini de değerlendirip milli otomobile tam not verdiğini açıkladı. Son derece kısa bir süre içinde hayat bulmuş olan yerli otomobil çalışmaları, oldukça kısa bir zaman dilimi içerisinde vermiş olduğu meyve ile parmak ısırtmayı başarmış oldu. Yine yakın bir dönem içinde, mevcut prototipin geliştirilip bir üst seviyeye çıkarılması ve hemen ardından da seri üretimi geçirilmesi planlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk seri üretim yerli ve milli otomobil projesi olan söz konusu çalışma, zaten hali hazırda oldukça gelişmiş bir otomotiv sanayii sahibi olan Türkiye için hiç de şaşılacak bir olay olarak görülmemelidir. Temennimiz, projenin başarı ile sona ermesi ve Türk milletine yaraşır bir gurur yaşatması yönünde olacaktır. Şimdiden hayırlı olsun…                                

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.