Türk Akımı Projesi, Rusya’dan çıkıp Karadeniz’in altından geçerek Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaşacak olan doğalgaz boru hattıdır. Projenin önerisi ilk olarak Rusya Devlet Başkanı Putin tarafından 1 Aralık 2014 tarihinde yapıldı ve Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak, ilk hattın 2019 yılında devrede olacağı yönünde açıklamalarda bulundu.

Rusya Başbakan Yardımcısı Yuriy Borisov, Sırbistan’ın 2019 Ocak ayında Türk Akımı doğalgaz boru hattının devamına katılma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunun altını çizdi.

Rusya doğalgazını Avrupa’ya Ukrayna üzerinden satmaktayken, iki ülke arasında oluşan sorunlar Rusya’yı alternatif bir çözüm üretmeye itti ve bu nedenle de Türk Akımı Projesi gündeme geldi. 2 hattan oluşan bu projenin her bir hattı 15.75 milyar metreküp doğalgaz kapasitesinden oluşacak. Bu hatlardan biri Türkiye’nin pazar ihtiyacına, diğeri Avrupalı ülkelerin kullanımına ayrılacak. İkinci hat AB mevzuatı engeline takılmadığı sürece Türkiye üzerinden Avrupa’ya gaz tedarik edilmiş olacak. Bu ülkemiz için şüphesiz ki kritik bir adım. Fakat gaz tedariki sağlanması bir ülkenin bölgesel enerji merkezi olması için tek başına yeterli değildir. Gaz fiyatlandırılması nakit piyasa üzerinden gerçekleşmeli fakat bunun için Türkiye’de enerji piyasaları için mevzuatların düzenlenmesi gerekiyor. Burada önemli bir nokta da şudur Türkiye ve Rusya’nın diğer ülkelere gaz ticaretini sağlayacak ortak bir şirket kurması gerekmektedir. Kurulmadığı takdirde Türkiye Rus gazı için sadece bir koridor görevi görecektir. 
 
910 kilometre denizaltından ve 260 kilometre karadan boru döşenen projenin yüzde 95’lik kısmı tamamlandı. Karadeniz’in altından geçmekte olan bu boru hattının derinliği yer yer 2 bin 200 metreye ulaşıp, Anapa’dan Kıyıköy’e kadar uzanarak yılda toplam 31 buçuk milyar metreküp doğalgaz taşıması planlanıyor. 3 istasyon noktası bulunan doğalgazın ilk durağı; Russkaya Kompresörü olup, Gazprom’un Sibirya Urengoy’daki rezervlerinden gelecek gaz ilk önce Russkaya Kompresör İstasyonu’na aktarılacaktır. İkinci durak olan Türk Akımı kara çıkış tesisleri ayrı bir öneme sahip olacak; bunun nedeni doğalgaz yola çıkmadan önce burada son kez kalite kontrolden geçilip ve hattın bakım işlemlerinin burada gerçekleştirilecek olmasıdır. Son durak olan hattın çıkış noktası Kıyıköy’de doğalgaz hem Türkiye’ye hem de Avrupa’ya pompalanacaktır. 930 kilometre uzunluğundaki hattın içine koyulacak olan robotlar 3 gün boyunca hatta sorun olup olmadığını denetleyecek ve boruların temizliğini sağlayacaklar. Ayrıca bu proje Karadeniz’in altında en az 50 yıl boyunca hizmet görecek şekilde tasarlandı.

Rusya ve Türkiye arasındaki ticaret hacmini incelediğimizde; ikili ilişkiler uçak mevzusu sebebiyle aksamalar yaşadıysa da şu an toparlanmış durumda. Böyle stratejik yatırımların Türkiye ve Rusya arasındaki ticareti olumlu yönde geliştirmesi bekleniyor.  

Dünyanın en fazla doğalgaz çıkaran ve Rusya’nın en büyük şirketi olan Gazprom, Türk doğalgaz ithalatçısı ve dağıtımcısı Bosphorus Gaz Şirketi’ndeki yüzde 71 hissesini Şen Grup’a sattı. Bosphorus Gaz, Türkiye’nin ilk doğalgaz ithal eden ve dağıtan özel şirketlerinden biridir. Alexander Medvedev Türk pazarının öngörülemez olduğunu söyleyerek Gazprom’un hisselerini satmasının beklenen bir durum olduğunun sinyallerini vermişti. Şubat 2018’e bakacak olduğumuzda Türk Akımı Gaz Boru Hattı Projesi Genel Tebliği ile Türkiye, Türk Akımı hattında Gazprom veya ortaklarının kuracağı şirketlerin Türkiye kıta sahanlığında yürüteceği faaliyetlerde vergiden muaf tutulmasına karar verdi. Ayrıca bu şirket gelir üzerinden alınacak vergilerden, şirketin edineceği mülklerin emlak vergisinden ve çoğu hizmetin KDV’sinden muaf tutulacak.

Peki Türk Akımı’nın çevresel boyutu ne durumda? 

Türk Akımı Projesi’nde Kıyıköy seçiminin yanlış bir seçim olduğunu belirten çevre örgütleri, projenin yapılması planlanan bölgenin sit alanı içinde olduğunu vurguladılar. Kıyıköy, Yıldız Dağları, Lüleburgaz, Vize, Saroz Körfezi’nden geçecek olan boru hattı, çevresel tahribatı beraberinde getirecek. Balık geçişinin göç alanı ve balıkların yumurtlama yaptığı yerden çıkacak olan boru hattı ayrıca ekosistemi parçalayacağı öngörülüyor. Yıldız Dağları Biyosfer Projesi ile Orman Bakanlığı ve Dünya Bankası işbirliğiyle hazırlanan Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi projelerine bugüne kadar 25 milyon dolar harcandı. Milyonlarca dolarlık koruma projeleri uygulamaya bile alınmadan çöpe atıldı. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.