Seçime az bir süre kaldı. Bu zamanlar, ülkenin hep en samimiyetsiz zamanları olmuştur. Bir tarafta iktidar, öte yanda muhalefet. Atıp tutarlar. Bir yanda riyakârlar bir yanda da çıkarcılar, dolanıp dururlar. Bu süreçte beni rahatsız eden birtakım işleyişler meydana geliyor.

Öncelikle hükümet tarafından art arda getirilen muafiyet, kolaylık ve müjdeleri ele alalım. Öncelikle Bakanlar Kurulu toplandı ve ardından son Başbakan Binali Yıldırım, birtakım açıklamalarda bulundu. Söz konusu açıklamalar nezdinde gençlere firma kurmaları hâlinde bir senelik Bağ-Kur primi muafiyeti, 3 senelik gelir vergisi muafiyeti verildi. Bununla birlikte emeklilere de her dinî bayram öncesinde biner liralık ikramiye verilmesi kararlaştırıldı.

Ardından ise konut olayı gündeme geldi. Konut faizleri son senelerin en yüksek seyrini yaşıyordu. Bu nispetle düşürülmesi istendi. Öncelikle konut satışlarında alınan KDV ve tapu harcında indirime gidildi. Sonra da bankalara baskı yapıldı. Önce Ziraat Bankası, sonra da diğer kamu bankaları ve TEB konut kredisi faizlerini yüzde birin altına kadar düşürdü.

Buraya kadar her şey mükemmel. Diyecek bir söz yok. Benim sorum ise, tüm bunlar neden seçim öncesinde yapılıyor? Tüm bunların seçimden çok daha önce tarihlerde gerçekleştirilmesi mümkün değil miydi? Bu, ağza bir parmak bal çalmak mıdır? Bu sorular, etik anlamda kafaları kurcalasa da, vatandaşın tek derdi “ya onu da vermeseler” tezahürüdür.

***

Önümüzde önemli bir seçim var. Halkın iradesi her şeyin üstünde elbet. Fakat bu noktada, yeni iktidar kim olursa olsun, müştereken şunun farkına varılması gerekiyor: Türkiye, rant çöplüğüne dönmüş durumda. Akbaralara, eşe dosta yardım ede de ülkede namuslu îfâ edilen tek bir ihâle, tek bir satış, tek bir mülakat kalmadı neredeyse… Yeni hükümetin bunu dikkate alması gerekiyor. Halk, geniş bir kavim anlayışı ile idare edilmeli, onun tek bir kuruşu dahi gözetilmelidir. Milyarlarca lira çalsanız bile aynı anda yaşayabileceğiniz tek bir eviniz, binebileceğiniz tek bir araba, yiyebileceğiniz tek bir yiyecek olacaktır. Kısa süreli park hâlinde olduğumuz şu dünyada hırsız olmadan, âdil olmayı yeğleyerek ve adaleti isteyip uygulayarak yaşamamız bu kadar zor mu bizim?

Son olarak ekonomiye göz atmak faydalı olur kanaatindeyiz. Zira dolar 4,45 TL, euro da 5,28 TL ile zirveyi gördü. TÜİK işsizlik rakamlarını yüzde on açıklıyor. Oysa gerçek yüzde yirmi... Esnaf kepenk kapatıyor. Bir kesim çok zenginleşiyor, diğeri fakir ve hakir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.