ABD-Çin arasında süren ticaret savaşları yeni yaptırımlarla hız kesmeden sürüyor. Peki bu yaptırımlar Amerika’nın ve Çin’in piyasalarını nasıl etkiliyor?

Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomisi Donald Trump’un başlattığı Ticaret Savaşı’nın etkisi ile zor bir  durumda. Bu savaş başlamadan önce Başkan Trump, Trans Pasifik Ortaklığı’ndan çekildiğini açıkladı ve ardından Avrupa Birliği ile beraber yürüttüğü Trans Atlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı görüşmelerini durdurarak NAFTA güncellemesini 2019’a erteledi. Çin ile görüşmeleri de sekteye uğrayarak tıkandı.

Trump’un tavrından kendi taraf oldukları ikili ve çoklu serbest ticaret anlaşmalarına, çok taraflı ticaret düzenine karşı olduğu anlaşılmaktadır. Seçim kampanyasında dile getirdiği radikal önlemleri uygulamaya koyarak başlattığı politikaların somut bir sonucu olarak ticaret savaşı başlamıştır. ABD ve Çin arasındaki gerginlik, Amerika Birleşik Devletleri’ne ait B-52 nükleer kapasiteli bombardıman uçağının Doğu Çin Denizi üzerinde uçuş yapması ile iyice arttı.

Çin’in ise öte yandan bu ticaret savaşından ABD kadar fazla olmasa da kötü etkilendiğini görüyoruz. İzlediği politikalara bakacak olursak Çin, Mısır ve Libya’daki tavrını Suriye’de de sürdürmektedir. İçişlerine karışmamayı ilke haline getirerek, BM’de Esad rejimine yaptırım uygulama kararlarına karşı çıkmıştır. Suriye’de savaşın sonuna gelindiğini düşünen Çin ülkenin yeniden inşa edilmesi için oldukça heveslidir. Güçlü ekonomisi sayesinde bunu sağlayabilecek fona sahiptir ve bu yaptığı hamle sayesinde yeni bir pazar elde ederek Akdeniz’de hem küresel hem bölgesel alanda daha fazla söz sahibi olabilecektir. 

İthalat ve ihracatta birbirine bağımlı bu iki dev ekonominin savaştan galip çıkıp çıkamayacağından daha önemli bir sorun kimin ne kadar kaybedeceğidir. Ticaret savaşı her iki ülkenin vatandaşlarını da endişeye sokuyor. Savaşın fiyatları nasıl etkileyeceği, ekonomide ne kadar dalgalanma yaratacağı, karşılıklı misillemelerin daha ne kadar devam edeceği sorularının yanıtları tüketicilere büyük ölçüde zarar verecek gibi duruyor. ABD’de enflasyonun giderek yükselmesi bu durumun sonuçları ile ilişkilendirilebilir. Enflasyonun yükselmesi neredeyse bütün ürünlerin fiyatına yansıdı ve bu durumun 2019’un ilk çeyreğine kadar devam etmesi bekleniyor. Öte yandan Çin’in piyasalarındaki büyüme yavaşlasa da devam ediyor. Ticaret savaşının bir etkisi de Çin’den Amerika Birleşik Devletleri’ne giden turist sayısının bir hayli azalmış olması. ABD’ye Çin’den giden turist sayısındaki azalış fark edilecek bir boyuta ulaşmış durumda. 

Başkan Trump her ne kadar ‘’ ticaret savaşları iyidir ve kazanılması kolaydır ‘’ demiş olsa dahi, enflasyonun ve faizlerin artış göstermesi durumun öyle olmadığını gözler önüne sermektedir. İki ülke de birbirlerini çeşitli söylemlerle itham ederken, kısa sürede geri adım atılmayacak gibi gözüküyor. Karşılıklı misillemeler ve vergiler devam ettikçe küresel piyasaların da bu durumdan etkilenmesi uzun sürmeyecektir. Bunun nedeni iki ülkenin de vergi koyduğu ürünler küresel tedarik zincirinin bir parçası olmasıdır.   

İki ülke arasındaki gerginliklerin bir başka tarafında ise Alibaba ve Amazon şirketleri yer alıyor. Alibaba isimli şirketin halka arzı tarihin en büyük borsa açılımı olarak nitelendiriliyor. Alibaba, küresel bir şirket olma yolunda emin adımlarla ilerliyor gözüküyor. Amazon ile Alibaba e-ticaret endüstrisinin iki devi, küresel e-ticarette birincilik için yarış içerisindeler. Bu iki teknoloji devi kendi ülkelerinde güçlü marka varlığına sahip oldukları için aralarında olağanüstü bir rekabet mevcut. Alibaba, halka arz oranıyla rekor kırarak Facebook, Amazon, Ebay gibi dev markaların arzını geçti. Ticaretinin ilk gününde Amazon ve Ebay şirketlerini gölgede bırakmayı başardı. 

Amazon ve Alibaba şirketlerini inceleyecek olursak aralarında benzerliklerin mevcut olduğunu söyleyebiliriz. İkisi de büyük bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor ve ürün çeşitlilikleri çok fazla sayıda. Benzerlikler yalnızca bu kadarken, aralarındaki asıl fark Alibaba Şirketinin alıcı ve satıcıları bir araya getiren bir platform olmasından kaynaklanıyor. Alibaba, satışları direk olarak kendi yapmadığı için büyük depolara da ihtiyaç duymuyor ve bu da kar marjının büyük ölçüde artmasını sağlıyor. Öte yandan Amazon ise geleneksel perakendecilik yöntemini izliyor. Oldukça büyük dağıtım merkezlerine sahip ve bu da beraberinde çok büyük altyapı yatırımları gerektiriyor ayrıca istihdam edilen çalışan sayısının artışına sebep olarak kar marjını düşürüyor.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının ne kadar süreceği henüz bilinmese de etkilerinin küresel sonuçlar doğuracağını kestirebiliyoruz.
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.
Avatar
Oğuzhan AYDOĞAN 2018-11-07 16:27:26

çok başarılı bir yazı olmuş

Avatar
ÇİLER DEMİRCİ 2018-11-07 17:13:52

Ne kadar güzel tespitler bu öngörüleri dikkate alarak yatırımlarımı garanti altına alacağım emeğinize sağlık teşekkürler

Avatar
Öznur Aydogan 2018-11-10 22:38:54

Çok doğru tespitler.Türkiye ekonomisi ile ilgili yazılarınızı da merakla bekliyorum.