İnsanlığın temel anlamda en büyük problemlerinden biri haset duygusunu bünyesinde barındırmasıdır. Bu duygu, salt bireysel ilişkilerde değil, aynı zamanda toplumsal anlamda da ülkelerin çıkar çatışmalarına ön ayak olabilecek bir büyüklükte yer almaktadır. Bu bakımdan bilinmelidir ki insan olmak, haset duygusunu bünyede barındırmaktır. Fakat iyi insan olmak da, haset duygusunu sadece bünyede tutmaktır.

Haset duygusunun insandan daha çok, firmalar nezdinde olanı da bulunmaktadır. Bu firmalar, rakip şirketlere her türlü gayriahlâki değerlerle saldırıp saf dışı bırakabilirler. Kanun koyucu da, her ne kadar Rekabet Kurumu ya da Kurulu gibi pek fazla işe yaramayan idareler kurmaktan geri kalmaz. Bizim esas meselemiz, insanların temel eğitimlerinde koymayı unuttuğumuz “iyi insan” hamurudur.

Vergiye takıntılı olduğumuz için biliyoruz ki, Vestel’in sahibi; geçtiğimiz dönemlerde yurtdışından ithal edilen cep telefonu ve bilgisayarlara ek vergiler getirilmesini talep etmişti. Şimdi bu zatı muhteremi, iyi insan olarak niteleyebilir miyiz? Acaba Türkiye’de kaç kişinin cebinde Vestel marka cep telefonu var? Kaç kişinin evinde Vestel dizüstü bilgisayar bulunuyor?

Hatırlandığı üzere Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, geçtiğimiz senelerde elektronik ürünlerin ithalatına ek vergi getirileceğini açıklamış ve daha sonra da kamuoyunda bunun yerli elektronik üreticilerin talepleri olduğu anlaşılmıştı. Yüzde otuzluk bir ek vergiden bahsedildiği dönemde Zorlu Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu da eleştirilerden nasibini almış ve bilhassa Ekşi Sözlük’te kendisine yönelik ağır ithamlarda bulunulmuştu. Biz, işin biraz daha yüzeysel kısmına değinmek istiyoruz.

Biz, biliyoruz ki doksanlı yıllarda Vestel Bilişim, Asteo modelli bilgisayarlar ile Türkiye’de bir devrim yaratmış ve belki de yerli teknoloji çalışmalarının ilk numunelerinden birini sergilemişti. O yıllarda teknoloji ile tanışan hemen her eve giren Vestel Asteo’lar, bende de vardı. Ülkede yeteri kadar üreticinin olmaması ve bilincin de pek gelişmemiş olmasından ötürü Vestel, birkaç farklı firmayla beraber bilgisayar sektörünün kaymağını uzunca süre yedi. Ancak hak ettiklerini de altını çize çize söylemek gerekiyor. Merak edip, geçmiş zamanların arşivlerini tarayınca ilginç bir reklam afişi buldum. Vestel Asteo, 1999 senesinde düzenlenen bir kampanyada aylık 46 ABD dolarına satılıyormuş. Yani bu, o günün kuru ile 352,00 eski TL’ye denk geliyor. Artık o günün teknoloji ürünlerine göre gerekli işlemleri uzmanlar yapsın. Ancak bizim dikkatimizi asıl çeken, reklam afişinde “Vestel Asteo Bilgisayarlar 2000 Yılına Uyumludur” ibâresi oldu. Bilgisayarlar konusunda hatırı sayılır bilgiye sahip olduğum için bu deyişin gerçekten de salt reklam amaçlı kondurulduğunu düşünmeden edemedim. Yine de bu nostalji için, bir dönemin dimağında bu tadı bırakmış olan mezkûr firmaya teşekkür etmemek elde değil.

Bahsetmeye çalıştığım temel olgu, gerek bireysel yaşantımızın yapı taşlarında gerek de tüzel kişiliklerin kendi aralarında oluşturmaya çalıştıkları o ince ve ketum ekonomik dengede haset duygusunun örseleyerek birlikteliğe girmelerinin zorunlu olduğudur. Büyük ekonomiler, kapalı devre çalışan bir ekonomik sistemden daha çok, çalışkanlık, kalite ve özgürlükten meydana gelirler. Tüm bunlar olmadan, ülkenin de bireylerin de tam anlamıyla düzgün ekonomik sistemin bendeleri olduğunu söylememiz mümkün değildir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.