"Gazeteciliğin Temel ve Son Kuralı Sorgulamaktır"

Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen "Yeni Nesil Gazetecilik Eğitim ve İstihdam Programı"nda, "Haber Etiği ve İlkeleri" başlıklı bir konuşma yapan AA Türkiye Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Öymez, gazeteciliğin temel ve son kuralının sorgulamak olduğunu söyledi.

"Gazeteciliğin Temel ve Son Kuralı Sorgulamaktır"

Bu yıl ikincisi gerçekleştirilen "Yeni Nesil Gazetecilik Eğitim ve İstihdam Programı"nda, "Haber Etiği ve İlkeleri" başlıklı bir konuşma yapan AA Türkiye Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Öymez, gazeteciliğin temel ve son kuralının sorgulamak olduğunu söyledi.

13 Mart 2018 Salı 15:42
51 Okunma
"Gazeteciliğin Temel ve Son Kuralı Sorgulamaktır"

Basın İlan Kurumu tarafından (BİK) İŞKUR Bursa İl Müdürlüğünün iş birliği ve Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu'nun destekleriyle Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) düzenlenen etkinlikte konuşan Anadolu Ajansı (AA) Türkiye Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Hasan Öymez, basın etiğinin çok net bir kavram olmadığını ifade ederek, "Dünya gazeteciliğinde bu, yaklaşık 80 yıldır tartışılan bir mevzu. Basın Etik Yasası, ilk olarak Amerika'da uygulanmaya başlamış. 1954'te bir bildirgeyle manzume haline getirilmiş. Daha sonra 1971'de Münih Bildirgesi ve 1993'te de Avrupa Konseyinin bir basın etiği bildirgesi var. Bunlar, gazetecileri bağlayan, pek çoğu da yasal zorunluluğu olmayan daha çok etik, ahlaki ilkeler." dedi.

Öymez, ülkemizde de Basın Konseyinin kabul ettiği bir Basın Etiği Listesi olduğunu belirterek, "Gazetecilerin uyması gereken kurallar var. Değişik medya oluşumlarının deklare ettiği basın etik ilkeleri var. Medya Derneğinin daha yakın zamanda açıkladığı, daha güncel, benim de içselleştirdiğim bir basın etik manzumesi var." diye konuştu.

"Basın etiği, gazetecilerin hipokrat yeminidir." ifadelerini kullanan Öymez, bu etiğin içselleştirilmesi gerektiğinin altını çizdi.

"GAZETECİLİĞİN TEMEL KURALI SORGULAMAKTIR" 

Bir olayın haber olması için gereken "5N1K" kuralı kadar kritik bir şey daha bulunduğunu vurgulayan Öymez, şöyle devam etti:

"Yaptığınız haber, haber olma koşullarını yerine getirebilir ama 'yaptığınız haber, ahlaki mi, haber yaptığınız kişinin kişilik haklarını zedeliyor musunuz, ülkenizin çıkarlarını zedeliyor musunuz' gibi bir dizi soruyu kendinize sormanız ve cevaplamanız gerekir. Türkiye'de basın etiği maalesef pek çok diğer konu gibi gazeteciler tarafından çok içselleştirilmiş, uygulanan bir konu değil. Basın etiğinin çok genel geçer şekilde uygulanamamasının sebeplerinden biri, bunların genellikle soyut konular olması."

Öymez, bir haber konusuna hemen inanmamak gerektiğini vurgulayarak, "Gazeteciliğin temel ve son kuralı, sorgulamaktır. 'O iş öyle olmayabilir' cümlesi, zihnimizde yer eden bir cümle olsun. Tersinden düşünmeyi öğreneceksiniz. Size konuyu anlatan kişi, tanıdığınız, çok saygın bir bilim adamı, siyasetçi dahi olsa mutlaka karşı tarafı objektif bir şekilde dinleyeceksiniz." ifadelerini kullandı.

"GAZETECİNİN ELİNDEKİ KALEMLE DOKTORUN ELİNDEKİ NEŞTER AYNI DERECEDE ÖNEMLİ ve TAHLİKELİDİR"

Bir haberle bir insanın, ailenin hayatının kararabildiğinin altını çizen Öymez, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yanlış bir haberle insanın bilimsel, siyasi, mesleki, ticari kariyerini mahvedip batırabilirsiniz. Bu, polisin kovalamacada yanlış kişiyi vurması, doktorun ameliyatta yanlış damarı kesmesiyle eşittir. Her mesleğin kendine göre hassas olması gereken noktalar var. Gazeteciliğin temel, hassas noktası, etik ilkelere bağlı kalmaktır. Birçok noktada kendinizi haberini yazdığınız kişinin yerine koyup o perspektiften bakıp 'Burada özne ben olsam nasıl bir haber yazılmasını isterdim' veya 'Bu olaya nasıl bakılmasını isterdim' diye sorgulamanız gerekir. Yakın zamanda bu ülkede 'anlı şanlı en büyük gazeteciler' diye sunulan kişilerin, yanlış haber sebebiyle insanları intihara sürüklediğine şahit olduk. Bu olay gazetelerde yer almadı. Yaptığımız hatalı, yanlış bir haber bir insanın hayatına kıymasına, hayatının akışını son derece olumsuz etkilemesine yol açabilir. Gazetecinin elindeki kalem, doktorun elindeki neşter, güvenlik görevlisinin elindeki silahla aşağı yukarı aynı derecede önemli ve tehlikelidir."

Öymez, sorgulayıcı ve eleştirel olmanın gazeteciliğin temel unsurlarından olduğunu, soru sormaktan çekinmemek gerektiğini ifade ederek, "Olayı bolca soruyla netleştirebilir, gerçekleri deşebilirsiniz. Haber kaynaklarına karşı asla ezik, defans durumunda olmayın çünkü siz o haberi yazarsanız haber var, siz yazmazsanız yok. O yüzden öz güveniniz yüksek olsun ama asla ukalalığa kaçmasın. Haber kaynağıyla ilişkinizi iki eşit kişi olarak kurun." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasının ardından etkinliğe katılanların sorularını cevaplayan Öymez'e, BİK Bursa Şube Müdürü Osman Başeğmez tarafından çini ve adına dikilen çınar fidanının sertifikası verildi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.