Yeni bir dünya düzeni olarak da adlandırılmakta olan, içinde yaşadığımız an itibarı ile gelişen teknolojiye dayalı olarak şekillenmekte olan global algı düzeyi, artık son hız ile sürmekte olan bir yarış içinde geride kalmanın mümkün olmadığı bir ortamı ifade etmektedir. Art arda patlak veren son teknolojik cihaz keşifleri, her geçen gün bir üst seviyeye daha ulaşmayı başarmak sureti ile güncellenen modeller ve işletim sistemleri, gerçekten de son derece amansız bir yarışı betimlemektedir.

Askerî güce dayalı bir biçimde ve ekonomik güç ile birleşen bir potansiyel arz etmekte olan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), maalesef artık eski hükümran tavırlarını yitirmeye başlamış gibi görünmektedir. Zaten haliz hazırda, onlarca yıldan bu yana kendisine kafa tutan bir Rusya örneğini yanına, İran gibi bir ülkenin de eklenmesi, ABD için soğuk duş etkisi yaratmış olmalıdır. Üstelik Çin gibi, dünyaya çok geç bir tarihte açılma kararı alan, kapalı bir kutu görünümündeki yabancı kültürün, kısa bir süre içerisinde dünya ekonomik pazarlarının geneline hâkim olması, apayrı bir endişe olarak ön olana çıkmış olmalıdır.

Zaten yine bu nedenledir ki; ABD, uluslararası arenada daimi olarak Çin ile uzlaşma çabaları sarf etmektedir. Teknolojik savaş cephesinde ise an itibarı ile en büyük gündem maddesi, hiç şüphesiz ki 5G teknoloji olmaktadır. Tüm teknoloji devleri tarafından, ilk çıkarma hususunda kıyasıya bir rekabetin görüldüğü konuya dair en yakın konumda bulunan ise yine Çinli dev Huawei firması olmalıdır. Dünyanın en büyük telekomünikasyon ekipman ve parça üreticisi olan Huawei, söz konusu teknoloji ile tüm dünya ülkeleri içerisinde yer alan her türlü birime girmeyi balarmış olacaktır.

İşte tam da bu neden ile başta ABD’ni yer aldığı, İngiltere, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin de ABD’yi izlediği sayısız ülke, Huawei’den son derece çekinmektedir. ABD, söz konusu firmanın yazılım ağı ve uygulamaları ile casusluk şebekesi olarak kullanılması ihtimalini açıkça dile getirmekten çekinmemektedir. Hatta bu tespiti özel olarak paylaştığı Japonya, doğrudan ABD’nin fikirlerinin empoze edildiğinin bir kanıtı olarak, Japon hükumeti kararı ile Huawei’nin ülke sınırlarına girişini resmen yasaklamış oldu.

Ulusal güvenli gibi, son derece geçerli bir neden dayanmak sureti ile ticarî ve teknolojik bir endişesinin de önüne perde çekmeyi başaran ABD ile bağlı ülkeler, resmen Çinli teknoloji devine bir savaş ilan etmiş oldular. Aslında ABD’nin öncelikli olarak Japonlara telkinde bulunması da zaten yine teknoloji alanında, belki de kendilerinden daha çok güven duydukları tek ülkenin Japonya olmasından kaynaklanmaktadır da denilebilir. Şu ana dek bu yönde işlemiş olan sürecin, ilerleyen günlerde ne yöne varacağı ve nasıl bir gelişim göstereceği, şu an itibarı ile tam bir muamma olarak ön plana çıkmaktadır. Ancak ABD’nin, kendi istekleri doğrultusunda olduğu müddetçe, her türlü eylemi mubah olarak kabul etmek sureti ile yine bir takım yönlendirmelerde bulunacağına, kesin gözü ile bakmak mümkündür diyebiliriz.                      

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.