"Bu Yıl Daha Yüksek Küresel Büyüme Performansı Bekleniyor"

2017'de son 6 yılın en yüksek küresel büyüme performansının kaydedildiği hatırlatan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, bu yıl ve gelecek yıl daha yüksek oranların beklendiğini ifade etti.

"Bu Yıl Daha Yüksek Küresel Büyüme Performansı Bekleniyor"

2017'de son 6 yılın en yüksek küresel büyüme performansının kaydedildiği hatırlatan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Bahçıvan, bu yıl ve gelecek yıl daha yüksek oranların beklendiğini ifade etti.

13 Mart 2018 Salı 12:50
80 Okunma
"Bu Yıl Daha Yüksek Küresel Büyüme Performansı Bekleniyor"

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, İSO ve IHS Markit'in düzenlediği "2018'de Dünya ve Türkiye Ekonomisine Satın Alma Yöneticileri (PMI) Endeksi Perspektifinden Bakış" konferansının açılışında konuştu.

Konuşmasına kurum olarak uluslararası alanda yaptıkları iş birliklerinin en somut örneklerinden birininin PMI verilerini IHS Markit ile açıklamak olduğunu belirterek başlayan Bahçıvan, Türkiye ekonomisinin gelişimi için teknoloji ve katma değer yaratan bir üretim hedefine sürekli vurgu yaptıklarına değinerek devam etti.

Bahçıvan, IHS Markit gibi bir markayla iş birliği yapmayı, Türkiye’nin teknoloji ve katma değer üreten bilgi toplumu olma çabalarına önemli bir katkı olarak gördüklerini ifade ederek, her ayın ilk iş günü İSO Türkiye İmalat PMI raporlarını kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlattı.

Erdal Bahçıvan, PMI’ın Türkiye’nin üretim açısından güçlü ve köklü kurumu İSO ile özdeşleşmiş olmasını değerli ve anlamlı bulduklarının altını çizerek, küresel krizi takip eden uzun bir durgunluk ve çalkantı döneminin ardından, dünya ekonomisinin bir genişleme evresine girdiğini söyledi.

Bahçıvan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son 6 yılın en yüksek küresel büyüme performansının kaydedildiği 2017’nin ardından bu yıl ve gelecek yıl daha yüksek oranlar bekleniyor. Daha da önemlisi, büyüme gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler arasında genele yayılan bir görünüm çiziyor.

PMI endeksleri de yayınlandığı tüm ülkelerde eş zamanlı olarak eşik değer 50’nin üzerinde gerçekleşirken birçok gelişmiş ekonomide rekor düzeylerde seyrediyor. Özellikle imalat sektörünün dünya genelinde son yıllarda görmediğimiz düzeyde büyüme yakalamış olması sürdürülebilirlik açısından umut veriyor."

"TİCARET SAVAŞI RİSKİ KÜRESELLEŞMENİN DOĞASINDA VAR"

Erdal Bahçıvan, küresel krizden miras kalan sorun ve risklerin tam olarak ortadan kalkmadığını vurgulayarak, bir takım yeni risklerin bulunduğunu dile getirdi.

Küresel ticaretin yeniden yükselen bir grafik çizmesinin ülkemizde de pozitif etki yarattığını kaydeden Bahçıvan, "ABD’nin koruma duvarlarını yükseltmesi ve olası misillemelerle dünyada bir 'ticaret savaşı' riski gündeme gelmiş bulunuyor. Bu kritik gelişme küreselleşmenin doğasında var olan ticaret serbestliği ilkesiyle çeliştiği gibi doğal olarak yaşadığımız büyümenin sürdürülebilirliği üzerinde de soru işaretleri yaratıyor." dedi.

Bahçıvan, geçmiş dönemlerde görülen çok düşük faiz ortamı sonucunda borç stokunun küresel ekonominin iki katından fazla bir büyüklüğe ulaştığını ifade ederek, spekülatif bir şekilde değeri yükselen finansal varlıkların da küresel piyasalarda önemli riskler biriktirdiğini söyledi.

Bu risklerin geçen ay hisse senedi piyasalarında yaşanan çalkantılarla kendini ciddi bir şekilde hissettirdiğinin kaydeden Erdal Bahçıvan, "Bu çalkantılar önümüzdeki dönemde piyasalardaki dalgalanmanın nispeten daha yüksek seyredebileceğine işaret ediyor. Küresel ekonominin yeniden büyüme evresine geçmesiyle birlikte büyük güçler arasında derinleşen rekabet ve artan hegemonya mücadelesi, birçok bölgede jeopolitik riskleri de canlı tutuyor." ifadelerini kullandı.

"EKONOMİMİZİN ÖNÜNÜN AÇIK OLDUĞUNA İNANIYORUZ"

Bahçıvan, dünya ekonomisinde en kötünün geride kaldığını ancak henüz yeni bir küresel dengeye ulaşılamadığını belirterek, Türkiye ekonomisinin performansına ilişkin olarak şunları söyledi:

"Türkiye ekonomisi, işte bu ortamda dış pazarlarda yaşanan toparlanmadan, hükümetimiz tarafından sağlanan teşviklerden ve sanayi sektöründe hızlanan yatırımlardan destek bularak güçlü bir büyüme performansı gösteriyor. Oldukça iyi bir başlangıç yaptığımız 2018’in geri kalanında da ekonomimizin önünün açık olduğuna ve hedeflerimize bir adım daha yaklaşacağımıza inanıyoruz."

Sanayi sektörünün ekonomi açısından öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını kaydeden Bahçıvan, sanayicilerin yatırım, istihdam ve üretim iştahının, ekonominin geleceği açısından sürekli olarak takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Erdal Bahçıvan, PMI verilerinin, Türkiye'nin geçen yıl itibarıyla girdiği güçlü büyüme trendinin ilk işaretçisi olduğunu belirterek şöyle devam etti:

"Son veriler, ülkemizin lokomotif sektörü olan imalat sanayisinin son bir yıldır kesintisiz olarak büyüdüğünü gösteriyor. Gerek ihracatın gerekse yurt içinde güçlü seyreden talebin desteğiyle yatırımların hızlandığına, böylece üretim kapasitemizin ve istihdamımızın arttığına ve geleceğe yönelik beklentilerde iyimserliğin korunduğuna tanık oluyoruz. Çoğu resmi istatistiğin gecikmeli olarak yayınlanmasına karşın her ayın ilk iş gününde açıklanan PMI verilerinin tüm bu gelişmelere ışık tutması ekonomimiz açısından çok değerlidir."

Bahçıvan, İSO'nun üç aylık periyodlarla yayınlayacağı "Sanayide Görünüm ve Beklentiler" ve "İhracat İklimi Endeksi" raporları için hazırlıklarının sürdürdüğünü söyledi.

"10 SENE ÖNCE GELİŞMİŞ ÜLKELER KÜÇÜK ÜLKELERİ SİLİP ATIYORDU..."

IHS Markit Yönetici Direktörü Richard Willis dünyanın birçok ülkesinde PMI endekslerini doğru belirlemek için her ay 27 binin üzerinde mülakat yaptıklarını kaydederek, İstanbul’da da bunun gibi çalışmalar yaparak imalat sanayisini ölçümlemeye çalıştıklarını belirtti.

Willis, IHS Markit’in Kuzey ve Güney Amerika’da, Afrika’da, Avrupa, Rusya, Çin, Hindistan ve Uzak Doğu’da faaliyette bulunduğunu dile getiren, “On sene önce gelişmiş ülkeler küçük ülkeleri silip atıyordu ama gelinen noktada gelişmekte olan ülkelerde bir atak var. Türkiye de bu doğrultuda ilerliyor… Türkiye’deki çalışmalarımız için 10 senedir aynı şirketle çalışıyoruz. Türkçe olarak sorular hazırlanıyor, burada oldukça başarılı bir iş birliğimiz var.” değerlendirmesinde bulundu.

PMI verisinin şirketler için, 12 aylık görünümü, karlılığı, çalışan sayısını, maliyet, Ar-Ge’yi, ihracat iklimini anlama olanağı tanıdığını kaydeden Willis, “İhracat verisi oldukça önemli. Tamam Türkiye ekonomisi iyi ama Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkelerde durum nedir? Türk malları talep görüyor mu? Bu ve bunun gibi pek çok konu başlığı için PMI ile dersinize çalışabiliyor, önden hazırlık yapabiliyorsunuz.” dedi.

"BU YIL 5-6 BANDINDA BÜYÜME BEKLENİYOR"

Daha sonra düzenlenen “Dünyayı PMI’dan Okumak: Küresel Ekonomide Büyüme Dinamikleri” panelinde konuşan Cumhurbaşkanlığı Ekonomi Başdanışmanı Doç. Dr. Hatice Karahan da, PMI verilerinin karar vericileri için ayın hemen sonrasında açıklanması nedeniyle faydalı bir kaynak olduğunu söyledi.

Karahan şöyle konuştu:

“Ülkeler genelinde eş zamanlı kıyaslama imkanını da beraberinde getiriyor. Bu bağlamda baktığımız zaman küresel PMI verileri küresel ekonomide güçlenmenin devam ettiğinin sinyalini bize veriyor. Bunu kim sürükleyecek? Gelişmiş ekonomilerin imalat sanayisinde de hizmetlerde de ciddi bir ivme kaybettiğini görüyoruz. ABD ve Avrupa tarafında düşük seyrin devam ettiğini görüyoruz.”

Karahan, Kredi Garanti Fonu (KGF) mekanizmasının en önemli ekonomik dinamiklerden biri olduğunun altını çizerek, "Bu sene de KGF devam edecek. Kredi büyüme hızlarındaki seyir sürecek. 2018'de yüzde 5-6 bandında bir büyüme bekleniyor." ifadelerini kullandı.

 

Son Güncelleme: 13.03.2018 13:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.