Alternatif Finansta Yeni Ufuklar Konferansı: Likidite, Yeşil Finans ve Politik Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası'nda düzenlenen Alternatif Finansta Yeni Ufuklar: Likidite, Yeşil Finans ve Politik Ekonomi Konferansı'nda konuşma yaptı.

Alternatif Finansta Yeni Ufuklar Konferansı: Likidite, Yeşil Finans ve Politik Ekonomi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası'nda düzenlenen Alternatif Finansta Yeni Ufuklar: Likidite, Yeşil Finans ve Politik Ekonomi Konferansı'nda konuşma yaptı.

09 Eylül 2019 Pazartesi 12:28
132 Okunma
Alternatif Finansta Yeni Ufuklar Konferansı: Likidite, Yeşil Finans ve Politik Ekonomi

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası'nda düzenlenen Alternatif Finansta Yeni Ufuklar: Likidite, Yeşil Finans ve Politik Ekonomi Konferansı'nda yaptığı konuşmada,"Önümüzdeki dönemde alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz." dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Finans Ofisi ile Marmara Üniversitesinin işbirliği yaptığı alternatif finans konusunun ekonomi için yeni bir soluk olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomideki temel işlevi tasarruflarla reel yatırımlar arasında köprü kurmak olan finansal sistemin mevcut yapısıyla görevini hakkıyla yerine getiremediğini belirterek, üretimin ve refahın artışına katkı yapması gereken sistemin ekonominin tamamına hükmeden ve istikrarı tehdit eden bir konum durumunda olduğunu belirtti.

Tüm sektörlerin finans sektörünü beslediği bu sağlıksız yapının sürdürülemez olduğunu vurgulayan, Türkiye'nin her alanda olduğu gibi ekonomide ve onun ayrılmaz bir parçası olan finans sisteminde sürekli ileriye gitmek, kendi modellerini oluşturmak mecbur olduğunu söyleyen Erdoğan şöyle konuştu: 

"Dünya ekonomisinde söz sahibi çevrelerin önümüze koydukları modeller, bırakınız bizim gibi ülkeleri, kendi vatanlarında dahi ciddi çıkmaza girdi. Bunun en önemli sinyallerinden biri 2008 küresel finans kriziydi. Her ne kadar dikkatler başka yerlere çekilmeye çalışılsa da bu krizin asıl kaynağının Amerika ve Avrupa olduğu bir gerçektir.

Sosyal ve beşeri maliyetleri dikkate almadan, sadece daha fazla kazanma hırsıyla işleyen bu ekonomik sistemin çökmesi kaçınılmazdır. Dünyada gelir ve servet dağılımı gittikçe bozulurken, ülkelerin kendi içerisinde ve küresel ölçekte makas sürekli açılırken, oturup bu düzenin üzerimize yıkılmasını bekleyemeyiz. Bizim medeniyetimiz ve kültürümüz insanı merkeze alır. Dolayısıyla bizim bu konudaki çözüm tekliflerimiz de aynı anlayışa dayalıdır. Küresel ekonomik ve finansal sistemin hiç vakit kaybedilmeden dönüştürülmesi, insan odaklı ve üretimin asli unsur olduğu bir yapının inşasına süratle geçilmesi gerekiyor. Alternatif finans, bu dönüşümün en önemli unsurlarından biridir. Bizim, 'Dünya 5'ten büyüktür.' itirazımız sadece siyasi karar alma ve güvenlik uygulamalarına yönelik değildir. Bu itirazın tüm insanlığa hizmet etmesi gereken kaynakların belirli ellerde toplanmasıyla ortaya çıkan çarpıklıklara ilişkin boyutu da vardır. Bize göre adaletsizliği sürekli büyüten bu sistem, tüm unsurlarıyla tartışılmalı, uzlaşma yoluyla yeniden inşa edilmelidir. Faize dayalı sisteme karşı çıkmamızın sebebi, inancımızın buna cevaz vermemesinin yanında sistemin insani yükünün de ağırlaşmış olmasıdır."

Alternatif finansal işlemlerin dünyada süratle yaygınlaştığını, benimsendiğini, derinlik kazandığını anlatan Erdoğan, "Risk paylaşımı yoluyla başka insanların üretimlerine katılımı esas alan yeni finans modellerini de tercih oranı giderek artıyor. Dün bunları söylediğimiz için bize saldıranlar, şimdi bu sistemi ciddi ciddi konuşuyor, tartışıyor, hatta çeşitli şekillerde uyguluyorlar. Türkiye'nin bu konuda geç kaldığını, geride kaldığını düşünüyorum. İnşallah önümüzdeki dönemde alternatif finans konusunda daha cesur ve kararlı adımlar atacak, ülkemizi bu alanda da hak ettiği yere getireceğiz." dedi.

Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı her saldırının bir boyutunun da ekonomi olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Gezi olaylarıyla sokaklarımızı kaosa sürükleyenler, 'Tüketmeyin' çağrısıyla ekonomimizi de hedef alıyordu. 17-25 Aralık emniyet-yargı darbe girişiminin hedefinde seçilmiş hükümetle beraber ekonomimizin omurgasını oluşturan projeler de vardı. Çukur eylemleriyle sokakları işgale kalkanlar, canlı bomba saldırılarıyla büyük şehirlerimizi kana bulayanlar ekonomimizi de havaya uçurmanın peşindeydi. Demokrasimize yönelik 15 Temmuz darbe girişiminin ekonomiyi de menziline alan bir ihanet olduğunu biliyoruz. Son olarak geçtiğimiz yıl ağustos ayında dolaylı yolları bırakıp doğrudan finans araçları vasıtasıyla ekonomimize saldırdılar. Hamdolsun tüm bu tuzakları milletimizle birlikte boşa çıkarmayı başardık."

Son Güncelleme: 09.09.2019 13:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.