Dünyada bize özgü markalaşmış tarım ve ticaret ürünleri arasında, fındığı yeri, her daim bambaşka olmuştur diye düşünüyorum. Salt yetiştiği coğrafyadaki nev-i şahsına münhasır mikro klima iklimi şartlarında dolayı da değil… Örneğin, Karadeniz’in devamında niteliğindeki Balkan coğrafyası da çoğu bölge içerisinde, nerede ise bir Ordu, bir Giresun ile aynı şartları haiz bir görünüm çizmektedir. Fakat asırlardan bu yana gelen fındık üreticiliği, söz konusu ülkemiz toprağının oldukça verimli bir biçimde başkalaşmasını sağlamış ve dünyanın başka hiçbir yerinde olmayan derecelere varan randıman kalitesi ile emsallerinin tümünün çok daha ötesinde bir üne kavuşmasını sağlamıştır.

Asırlardır tarım üreticiliği ile ayakta kalmayı başarmış, bu nedenle de oldukça zorlu ve yettirmesi de güç bir geçim kaynağına sahip olan yurdumuz, gün itibarı ile git gide tarım üretiminden uzaklaşan bir portre arz etmektedir. Bu gidişata, artık bir şekilde dur denilmek zorunda! Elbette ki hükümet politikalarımızı, çok büyük ölçüde tarımı destekleyen ve çiftçinin yanında olan uygulamalar getirmek için çaba sarf etmektedir. Ancak maalesef birçoğu yine de yetersiz kalmaktadır. Bir düşünsenize, bugün ilk üreticinin binlerce lira masraf ederek, yılda ya da bazen iki yılda bir ulaşabildiği fındık hasadı, kendisinden kilogramı başına ortalama 15 liraya satın alınmaktadır. Gelin görün ki; aynı ürünün raflardaki satışı için belirlenen kilogram fiyatı, 50 - 60 lira dolaylarında seyretmektedir.

Aynı ürün için üreticiden satış mağazalarına ulaşan bu fiyat uçurumu, hükümetin dikkate alması gereken bir diğer değişken olmalıdır. Öyle ya… Salt üretim kısmı ile değil, sonrasında da çiftçinin yanında olunmalı ve sonuna kadar desteklenmelidir ki; söz konusu ürünün tarımı yapılmaya devam edilebilsin. Üretici, kendi ürününün bedeli ile daha kendi karnını doyuramazken, nasıl üretmeye devam etsin? Üstelik yine kendi ürünü, aracıların ya da son satıcıların ceplerini şişirdikçe şişirirken…

Bugün fındık, salt bir kuruyemiş olarak değil, ezmesi ile çikolatalı türevleri ile dünya genelinde prim yapmaktadır. O çok meşhur Alman, sürülebilir çikolatalı fındık ezmesini bir düşünün… Dünya devi söz konusu markanın kullandığı fındık, halis muhlis Türk / Karadeniz fındığıdır! Daha da acısı, ülkemizden üç kuruşa satın aldığı malzeme ile ürettiği ürünleri, yine kendi ülkemize sokmak sureti ile bir de fahiş fiyatlar doğrultusunda, evlerimize ve sofralarımıza sokmaktadır! Güler misiniz, ağlar mısınız; buyurun siz seçin…

Bu noktada, yapılabilecek en iyi şey, fındık tarımı ile uğraşan üreticilerin sesini duymak üzere onlara kulak vermek olmalıdır. Yalnızca üretim kolaylığı da değil, hasat sonrası için hak edilen düzeyde bir taban fiyat verilmesi ve diğer yandan da aracılar ile son satıcıları kısıtlayan bir tavan fiyat uygulamasına da gidilmelidir. Böylece, ülkemizin en güzide tarım ürünü, üretilmeye ve hak ettiği değeri görmeye devam edebilsin…

           

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Yorum sahiplerinin yaptıkları yorumların içeriği ile ilgili yasal sorumluluk yorum sahibine aittir.Ekonomi Haber yorum sahiplerinin ip adreslerini saklamakla yükümlüdür.